Make your own free website on Tripod.com
 

Makam: Kürdili-Hicâzkâr
Usûl : Düyek
Beste: Yusuf Nalkesen
Güfte: Yusuf Nalkesen

Avuçlarımda hâlâ sıcaklığın var, inan
"Unuttum" dese dilim, yalan, billâhi yalan
Hasretindir içimde hep alev alev yanan
"Unuttum" dese dilim, yalan, billâhi yalan

Makam: Nihâvend
Usûl : Curcuna
Beste: Ekrem Güyer
Güfte: -----
 
Ayrılmak ne kadar zor, unutulmak çok acı
Dün gülen bakışların bugün bana yabancı
Bu kadar zâlim olma bu mahzûn kalbe karşı
Dün gülen bakışların bugün bana yabancı

 

Makam: Hicâz
Usûl : Düyek
Beste: Avni Anıl
Güfte:Turgut Yarkent

Dil şâd olacak diye kaç yıl avuttu felek
Saçıma karlar yağmış, boşuna yaz beklemek
Ne bülbül dile geldi, ne de açtı bir çiçek
Saçıma karlar yağmış, boşuna yaz beklemek

 

Makam: Nihâvend
Usûl : Curcuna
Beste: Sâdeddin Kaynak
Güfte: Ramazan Gökalp Arkın

Bahâr bitti, güz bitti
Artık bülbül ötmüyor
Yâre tel çekem dedim
Tel derdim iletmiyor

Yollar kapandı kardan
Turna gelmez diyârdan
Haber çıkmadı yârdan
Bu ayrılık bitmiyor

Derdim çok, dermanım yok
Cânân çok, cânânım yok
Onsuz adım sanım yok
Teselli kâr etmiyor

Bahâr yeşil gözüydü
Bülbül tatlı sözüydü
Gonca pembe yüzüydü
Hayâlimden gitmiyor

Ayrılık deniz gibi
Ölü bir beniz gibi
Uzayanbir iz gibi
Bitmiyor, âh, bitmiyor

 

Makam: Muhayyerkürdî
Usûl : Curcuna
Beste: Selahattin Pınar
Güfte: Fuat Edip Baksı

Bakışı çağırır beni uzaktan
Varınca çatılır kaşlar nedendir?
Bir yandan hoşlanır azarlamaktan
Bir yanda gözünde yaşlar nedendir?

Derindir alnımda gurbet çizgisi
Değişmez diyorlar bahtın yazgısı
Gönlümün içinde var ki bir sızı
Her akşam yeniden başlar nedendir?

Hasreti bağlayıp sazın teline
Yıllardır çıkmışım gurbet eline
Düşmüşüm bu yüzden elin diline
Üstelik yar beni taşlar nedendir?

 

Makam: Kürdili-Hicazkâr
Usûl : Düyek
Beste: Bâki Duyarlar
Güfte: Gonca Gül

 Seni ben ellerin olsun diye mi sevdim?
Herşeyimi uğruna ben boş yere mi verdim?
Yalan sözlerle aldatıp, "seninim" derdin
Herşeyimi uğruna ben boş yere mi verdim?

 

Makam: Hicâz
Usûl : Düyek
Beste: Selâhaddin Pınar
Güfte: Fuat Edip Baksı

Bir bahâr akşamı rastladım size
Sevinçli bir telâş içindeydiniz
Derinden bakınca gözlerinize
Neden başınızı öne eğdiniz?

İçimde uyanan eski bir arzu
Dedi ki "yıllardır aradığın bu"
Şimdi soruyorum büküp boynumu
Daha önceleri neredeydiniz?

Makam: Nihâvend
Usûl : Düyek
Beste: Osman Nihat Akın
Güfte: Osman Nihat Akın
 
Bir ihtimâl daha var, o da ölmek mi dersin?
Söyle canım, ne dersin?
Vuslatın başka âlem, sen bir ömre bedelsin
Sükût etme nazlı yâr, beni mecnun edersin
Vuslatın başka âlem, sen bir ömre bedelsin

 

Makam: Nihâvend
Usûl : Semâi
Beste: Zeki Müren
Güfte: Vedat Şenyol

Gözlerinin içine başka hayâl girmesin
Bana ait çizgiler dikkat et silinmesin
İstersen yum gözlerini, tıpkı düşünür gibi
Benden evvel başkası bakıp seni görmesin
Benden evvel başkası bakıp seni sevmesin
 
Kıskanırım seni ben kendi gözümden bile
Nasıl veririm seni birgün yabancı ele
Sana gelen yollarda dâimâ beni bekle
Benden evvel başkası bakıp seni görmesin
Benden evvel başkası bakıp seni sevmesin

 

Makam: Hicâz
Usûl : Ağır Aksak
Beste: Mısırlı İbrâhim Efendi
Güfte: Leylâ Saz

Seni sevdâ çiçeğim, tâc-ı serim
Bilemezsin ne kadar çok severim
Bunu her gün sorarım, tazelerim
Söyle, kalbinde benim var mı yerim?

Makam: Hicaz
Usûl : Semâi
Beste: Muzaffer İlkar
Güfte: Güzide Taranoğlu

Tadı yok sensiz geçen ne bahârın, ne yazın
Kalmadı tesellisi ne şarkının, ne sazın
Sarıldım kadehlere, dermân olur diyerek
Kalmadı tesellisi ne şarkının, ne sazın

 

Makam: Hicaz
Usûl : Aksak
Beste: Ûdi Hırant Emre
Güfte: Ûdi Hırant Emre

Hastayım, yaşıyorum görünmez hayâliyle
Belki bir gün, bir gün diye, beklerim ümîd ile
Çürüyor zavallı kalbim aşkının hasretiyle
Belki bir gün, bir gün diye, beklerim ümîd ile

 

Makam: Nihâvend
Usûl : Düyek
Beste: Şekip Ayhan Özışık
Güfte: Şekip Ayhan Özışık

Ellerim böyle boş, boş mu kalacaktı?
Gözümde hep böyle yaş, yaş mı kalacaktı?
Aramızda sıra dağlar, dağlar mı olacaktı?

Üzülme sen meleğim, gün olur kavuşuruz
Ecel ayırsa bile mahşerde buluşuruz

Biz de mi böyle, böyle olacaktık?
Bu en güzel çağda yas mı tutacaktık?
Aramızda sıra dağlar, dağlar mı olacaktı?

Üzülme sen meleğim, gün olur kavuşuruz
Ecel ayırsa bile mahşerde buluşuruz