Make your own free website on Tripod.com

ORHAN VELİ KANIK (1914-1950)

AH NEYDİ BENİM GENÇLİĞİM

Nerede boyle huzunlenmek o zaman;
Icip icip aglamak,
Uzaklara dalip sarki soylemek;
Hafta sekiz ben eglentide;
Bugun saz, yarin sinema,
Begenmedin Aile Bahcesi;
Onu da begenmedin, parka;
Sevdigim dillere destan;
Sevdigim,
Meyil verdigim;
Ben dizinin dibinde elpence divan,
Samanlik seyran.
Nerde,
Nerde,
Nerde boyle huzunlenmek o zaman!

(Varlik, 1.2.1947)

ANLATAMIYORUM (Moro Romantico)

Aglasam sesimi duyar misiniz,
Misralarimda;
Dokunabilir misiniz,
Gozyaslarima, ellerinizle?
Bilmezdim sarkilarin bu kadar guzel,
Kelimelerinse kifayetsiz oldugunu
Bu derde dusmeden once.
Bir yer var, biliyorum;
Her seyi soylemek mumkun;
Epiyce yaklasmisim, duyuyorum;
Anlatamiyorum.

ŞÜNCELERİMİN BAŞUCUNDA

Hasretimin yillardanberi bel bagladigi..
Iste odur dusuncelerimin basucunda.
O, gogsunun taskin hareketi avucunda,
Gozlerinde ruyalarin gulup agladigi.
 
Kendi bahcesidir onun icinde gordugum.
Yollar yine her gunku gibi yaz uykusunda
Ve yaban ciceklerinin buruk kokusunda
Her ikindi gunluk ruyasini goren murdum. 

Onun da dudaklarinda bir eskiye donus,
O da yuzmede bir ses yigini uzerinde.
Bin hatirayi bir anda duyan gozlerinde
Insana ruhlar dolusu haz veren dusunus.
 
Sonra kizlik kadar temiz, aydin bir acilma:
Evine giden toprak yolda o yine cocuk,
Yine uykuyla basliyan alemde yolculuk
Ve taptaze sabahlar kayisi dallarinda.

Hasretimin yillardan beri bel bagladigi..
Iste odur dusuncelerimin basucunda.
O, gogsunun taskin hareketi avucunda,
Gozlerinde ruyalarin gulup agladigi.

ESKİ KARIM

Nedendir, biliyor musun;
Her gece ruyama girisin,
Her gece seytana uyusum,
Bembeyaz carsaflarin ustunde;
Nedendir, biliyor musun?

Seni hala seviyorum, eski karim. 

Ama ne kadinsin, biliyor musun?

İSTANBUL’U DİNLİYORUM

Istanbul'u dinliyorum, gozlerim kapali
Once hafiften bir ruzgar esiyor;
Yavas yavas sallaniyor
Yapraklar, agaclarda;
Uzaklarda, cok uzaklarda,
Sucularin hic durmayan cingiraklari
Istanbul'u dinliyorum, gozlerim kapali.
 
Istanbul'u dinliyorum, gozlerim kapali;
Kuslar geciyor, derken;
Yukseklerden, suru suru, ciglik ciglik.
Aglar cekiliyor dalyanlarda;
Bir kadinin suya degiyor ayaklari;
Istanbul'u dinliyorum, gozlerim kapali.
 
Istanbul'u dinliyorum, gozlerim kapali;
Serin serin Kapalicarsi
Civil civil Mahmutpasa
Guvercin dolu avlular
Cekic sesleri geliyor doklardan
Guzelim bahar ruzgarinda ter kokulari;
Istanbul'u dinliyorum, gozlerim kapali.
 
Istanbul'u dinliyorum, gozlerim kapali;
Basimda eski alemlerin sarhoslugu
Los kayikhaneleriyle bir yali;
Dinmis lodoslarin ugultusu icinde
Istanbul'u dinliyorum, gozlerim kapali.

Istanbul'u dinliyorum, gozlerim kapali;
Bir yosma geciyor kaldirimdan;
Kufurler, sarkilar, turkuler, laf atmalar.
Birsey dusuyor elinden yere;
Bir gul olmali;
Istanbul'u dinliyorum, gozlerim kapali.

Istanbul'u dinliyorum, gozlerim kapali;
Bir kus cirpiniyor eteklerinde;
Alnin sicak mi, degil mi, biliyorum;
Dudaklarin islak mi, degil mi, biliyorum;
Beyaz bir ay doguyor fistiklarin arkasindan
Kalbinin vurusundan anliyorum;
Istanbul'u dinliyorum.

KiTABE-i SENG-i MEZAR

I
Hicbir seyden cekmedi dunyada
Nasirdan cektigi kadar
Hatta cirkin yaratildigindan bile
O kadar muteessir degildi;
Kundurasi vurmadigi zamanlarda
Anmazdi ama Allahin adini,
Gunahkar da sayilmazdi.
Yazik oldu Suleyman Efendi'ye 

II
Mesele falan degildi oyle,
To be or not to be kendisi icin;
Bir aksam uyudu;
Uyanmayiverdi.
Aldilar, goturduler.
Yikandi, namazi kilindi, gomuldu.
Duyarlarsa oldugunu alacaklilar
Haklarini helal ederler elbet.
Alacagina gelince...
Alacagi yoktu zaten rahmetlinin.

III
Tufegini depoya koydular,
Esvabini baskasina verdiler.
Artik ne torbasinda ekmek kirintisi,
Ne matrasinda dudaklarinin izi;
Oyle bir ruzigar ki,
Kendi gitti,
Ismi bile kalmadi yadigar.
Yalniz su beyit kaldi,
Kahve ocaginda, el yazisiyle:
"Olum Allahin emri,
"Ayrilik olmasaydi."

HURRiYETE DOĞRU

Gun dogmadan,
Deniz daha bembeyazken cikacaksin yola.
Kurekleri tutmanin sehveti avuclarinda,
Icinde bir is gormenin saadeti,
Gideceksin;
Gideceksin iriplarin calkantisinda.
Baliklar cikacak yoluna karsici;
Sevineceksin.
Aglari silkeledikce
Deniz gelecek eline pul pul.
Ruhlari sustugu vakit martilarin,
Kayaliklardaki mezarlarinda,
Birden,
Bir kiyamet kopacak ufuklarda.
Deniz kizlari mi dersin, kuslar mi dersin;
Bayramlar seyranlar mi dersin, senlikler cumbusler mi?
Gelin alaylari, teller, duvaklar, donanmalar mi ?
Heeey!
Ne duruyorsun be, at kendini denize;
Geride bekleyenin varmis, aldirma;
Gormuyor musun, her yanda hurriyet;
Yelken ol, kurek ol, dumen ol, balik ol, su ol;
Git gidebildigin yere.

(Aile,1947,sayi 3)

GALATA KÖPRÜSÜ

Dikilir kopru uzerine,
Keyifle seyrederim hepinizi.
Kiminiz kurek ceker, siya siya;
Kiminiz midye cikarir dubalardan;
Kiminiz dumen tutar mavnalarda;
Kiminiz cimacidir halat basinda;
Kiminiz kustur, ucar, sairane;
Kiminiz baliktir, piril piril;
Kiminiz vapur, kiminiz samandira;
Kiminiz bulut, havalarda;
Kiminiz catanadir, kirdigi gibi bacayi,
Sip diye gecer Kopru'nun altindan;
Kiminiz duduktur, oter;
Kiminiz dumandir, tuter;
Ama hepiniz, hepiniz...
Hepiniz gecim derdinde.
Bir ben miyim keyif ehli icinizde?
Bakmayin, gun olur, ben de
Bir siir soylerim belki sizlere dair;
Elime uc bes kurus gecer;
Karnim doyar benim de.
 
EFSANE 

Bir zamanlardi bu gamhanede bir dem vardi
Gece sahilde sular ferce kadar caglardi
 
O cagiltiyla beraber dogunurken def u cenk
Bir gunes dalgalar ustunde dogar rengarenk

Mavi bir gokyuzu titrerdi guzel bir histe
Rindler mugbeceler mest butun mecliste
 
Ve o haletle butun kahkahalar nagmelesir
Dilde Yahya Kemal'in sarkisi sehnamelesir
 
O gurultuyle sular calkalanir caglardi
Bir zamanlardi bu gamhanede bir dem vardi
 
Lakin artik o hayal alemi bir efsane
Ses seda yok bu degil sanki o devlethane
 
EBABİL

Alip icinde sesler ucusan bu aksamdan
Hafizami bir deniz kiyisina ceken yol,
Aydinlik ruyalarin pesine dusen gondol
Mavi bir denizde yuzer gibi yanan samdan.
 
Tuslarin ustunde karanligin heyulasi
Ve birden kalbe cirpinislar veren hatira.
Cekmede beni saadet dolu dunyalara
Mine parmaklarinda sedalasan hulyasi.
 
Siyrilmada gozlerimden yillarca geceler
Ve yalniz kalmada bir yaza ram olan sahil,
Ucusmada gokyuzunde bir suru ebabil:
Sevgimi ve hasretimi ebedi kilan yer.
 
Acik pancurlarindan seslerin dokulusu..
Bir gol mu urpermede ruhun uzaklarinda?
En yakin sevgiyi duymiyan dudaklarinda
Her yasayistan daha guzel olan gulusu.
 
Ilik golgelerde uyutup dusunceleri
Beyaz etekler ile bana gorundugun an
Ve kapilari yesil sabahlara acilan
Sicak tahayyullerle dolu yaz geceleri.
 
Renkli fanuslarin altinda dogan dunyasi,
Omuzlarinda ay isigindan orgulerle
Eklenmede icime hasret kaldigim yerle
Mine parmaklarinda sadalasan hulyasi.

GUNES

Ah aydinliklardan uzaktayim
Kafamda o dagilmayan sükûn.
Ölmedim lâkin, yasamaktayim
Dinle bak: vurmada nabzi ruhun.
Yarasalar duyurmada bana
Kanatlarinin ihtizazini.
Simdi hep korkular benden yana
Bekliyor sular, açmis agzini.
Ah aydinliklardan uzaktayim
Kafamda dagilmayan sükûn.
Ölmedim lâkin, yasamaktayim
Dinle bak vurmada nabzi ruhun.
Siyah ufuklarin arkasinda
Seslerle çiçeklenmede bahar
Ve muhayyilemin havasinda
En güzel zamanin renkleri var.
Ölmedim hâlâ.. yasamaktayim.
Dinle bak: vurmada nabzi ruhun!
Ah aydinliklardan uzaktayim
Kafamda o dagilmayan sükûn.
Ruhum ölüm rüzgarlarina es,
Isik yok gecemde, gündüzümde.
Gözlerim görmüyor... lâkin günes
O her zaman, her zaman yüzümde.

(Mart 1937, Varlik. 1-4-1937)

DERDiM BASKA

Sanma ki derdim gunesten oturu;
Ne cikar bahar geldiyse?
Bademler cicek actiysa?
Ucunda olum yok ya.
Hos, olsa da korkacak miyim zaten
Gunesle gelecek olumden?
Ben ki her nisan bir yas daha genc,
Her bahar biraz daha asigim;
Korkar miyim?
Ah, dostum, derdim baska...
 
BU ŞEHRİ BIRAKMAK

Bu sehirde yagmur altinda dolasilir
Limandaki mavnalara bakip
Sarkilar mirildanilir geceleri.
Bu sehrin sokaklari coktur,
Binlerce insan gelir gider sokaklarinda..
Her aksam cayimi getiren
Ve bir Beyaz Rus olmasina ragmen
Hosuma giden garson kadin bu sehirdedir.
 
Bu sehirdedir
Valsler, foksrotlar altinda
Suman'dan, Bramsdan
Parcalar caldigi zaman donup
Bana bakan ihtiyar piyanist.
 
Dogdugum koye musteri tasiyan
Sirket vapurlari bu sehirdedir.
Hatiralarim bu sehirdedir.
Sevdiklerim,
Olmuslerimin mezarlari.
 
Bu sehirdedir isim gucum,
Ekmek param.
Fakat butun bunlara mukabil
Yine budur baska bir sehirdeki
Bir kadin yuzunden
Biraktigim sehir.

Papirus, 1967.

AFŞAR TUMİCİN

Yuz sene sonra bugunku dunyadan
Bir tek insan kalmadigi gun,
Sicilya sahillerinde yasayan bir balikci
Bir yaz sabahi aglarini atarken denize
Her zamankinden daha genis gokyuzune bakip
Benden bir misra mirildanacak sarki halinde
Bu dunyadan Mehmet Ali isminde bir sairin
Gelip gectigini bilmeksizin...
 
Bu guzel dusuncenin
Olmiyacagindan eminim
Fakat nedense bu is
Benim pek tuhafima gidiyor.
 
Mehmet Ali Sel (Orhan Veli)
 
ODAMDA

Ben miyim bu seylerin sahibi?
Kafamda bir çocuk var, meraksiz.
Iç âlemim oyuncaktan farksiz;
Odam, içime bir ayna gibi.
Bir isik oyunu var tavanda
Gölgeler seslerle birlesiyor
Ve bir karga beynimi desiyor
Azaplar kemirdigim bu anda.
Kardesini öldürüyor Kaabil,
Içimde bir yalnizlik duygusu,
Ölüm kadar uzun yaz uykusu,
Sikinti ile geçilen sahil.

Baglaniyor bir iple, bir sürü
Düsünce köyleri birbirine,
Çöküyor her seyin üzerine
Hülyam boyunca kurdugum köprü.
Ve doluyor sessiz, ordularim,
Durmadan dinlenmeden odama.
Urbam içinde yatan adama
Hayretle bakiyor dört duvarim.
Kardesini öldürüyor Kaabil,
Içimde bir yalnizlik duygusu,
Ölüm kadar uzun yaz uykusu,
Sikinti ile geçilen sahil.
Ve delirmenin tatli vehmini
Sessizlik odama dolduruyor.
Kargam hâlâ basimda duruyor
Bulmak'çün beynin cehennemini.
Düsüp yatagin dalgalarina
Günlerce sürüyor bu yolculuk.
Durmadan akitiyor bir oluk
Korkuyu sükütun mezarina.
Kardesini öldürüyor Kaabil,
Içimde bir yalnizlik duygusu,
Ölüm kadar uzun yaz uykusu,
Sikinti ile geçilen sahil.
Dünyaya tek gelen insan gibi
Atiliyorum bir Hint dagina.
Giriyor kafamin darligina
Kimsesiz dünyalarin sahibi
Gidip gidip gelmede ayni his
Iskeleye ulasmiyor çima
Dikiliyor ansizin karsima
Boynum kalinligindaki ceviz.
Kardesini öldürüyor Kaabil,
Içimde bir yalnizlik duygusu,
Ölüm kadar uzun yaz uykusu,
Sikinti ile geçilen sahil.
 
(Ekim 1936/ Varlik, 16-12-1936)